Gitme vakti yaklaşıyor, gitmek zorundamısın.

-Gitmeliyim demiştin,

Bir çığlık gibi kulaklarımda yankılanıyor. Islak bir çığlık, gözyaşına bulanmış bir çığlık. Acımasız duyana acınacak bir çığlık.

-Ama ben öteki gidenler gibi değilim, gelmek için gidiyorum. Fazla kalırsam alışırsın.

Kal, diyemedim sen öyle söyleyince. Halbuki ne kadarda çok istiyordum kalmanı. Gökler kaşlarını kara bulutlarla çattılar. Sen onların kalbinden süzülüp gelen şefkattin, merhamettin, rahmettin. Uzun uzun sustun. O kadar mesafeyi susmak için mi katetmiştin. Yoksa veda vakti geldiği içinmi susuyordun.

 

-susuyorum dediğimde bir damla su istediğimde hep yanımda olacağına söz vermiştin oysa.

Nisanın son günü bugün. Hicranında son günü gibi. Birazdan güneş açacak, etraf yeşillere bürünecek. Ağaçlar eskiden annelerimizin giyindiği pazen, basma elbiseleri gibi rengarenk kuşanacaklar elbiselerini. Sana yer yok bu resimde. Sana ayrılan yer doldu bugün. Güneş kaplayacak birazdan göğü. Gökler çattıkları kaşlarını aralayıp güneşe yol verecekler. Sır verir gibi, ser verir gibi. Gözgöze geleceğiz seninle tekrar son defa. Bir uzun ayrılıktan hemen önce gibi. Ağlayacaksın, saçlarıma omuzlarıma düşecek damlalar. Ellerimi avuç içim gökyüzüne gelecek şekilde açacağım, bir, iki, üç diye sayacağım ve ellerim ıslanacak. Tatlı bir huzur olacağım.

Olmasa mektubun yazdıkların olmasa,

kim inanır ayrıldığımıza,

 

Bir gitar sesi duyulacak derinlerden, bir ney sesi bölecek gitarın keskin uğultusunu.

Avuçlarım ıslak olacak, saçlarımda. Hiç kurumasın isteyeceğim, hiç güneş görmeyeyim. Hep bende kal, hep benle kal. Mektupların gelecek bir yaz günü, ılık ılık akıp gideceksin. Hala buradamıyım, seninlemiyim diye düşünüp geçeceksin. Göreceksin burada hala seni beklemekteyim. Bilmem ne zaman bilmem nasıl geri döneceğini bilmeden bilemeden beklemeye devam edeceğim.

Gitmelisin, burnumun direğindeki acıyla karışık kokuyu duymadan. Sen hissetmeyesin daha bir içime gömerek. Şimdi git. Ben burada seni bir garip aşık gibi bekleyeceğim. Senden haber getiren bulutlarıda...30042007bilaltirnakci

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
.

7 yorum yazılmıştır

Yazan:0sojourney0 | Tarih: 2007-05-10 01:23:31
Konu: *


yazmak için iyi bir zaman değil mi???

peki, bekleyeceğiz :)

Bağlantı » »

Yazan:vaveylaa | Tarih: 2007-05-07 14:34:20
Konu: :)

Ben döndüm, peki sen nerelerdesin :)

Bağlantı » »

Yazan:sivist | Tarih: 2007-05-04 09:10:29
Konu: merhabalar...

Çok seneler geçti ...
Giden memnun ki,
Dönen yok seferinden.
Cumanız mübarek olsun .
Sağlıcakla...

Bağlantı » »

Yazan:ruzun | Tarih: 2007-05-04 07:57:53
Konu: HAYIRLI CUMÂLAR!!!

En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir.
Hadis Allah aemanet olun

Bağlantı » »

Yazan:nergisnil | Tarih: 2007-05-03 22:06:14
Konu: merhaba

geldim, okudum gidiyorum

Bağlantı » »

Yazan:0sojourney0 | Tarih: 2007-05-02 22:37:01
Konu: *

tavanarasında tutsak bir çocuk yüzü gibi hissettim seni...

biraz ürkek, güneş ışığına hasret..

yorgunum... şimdi biraz da hüzünlü..

......
Hepimiz tutsağız, yüzümüzden yada gönlümüzden, sesimizden yada nefesimizden.
Özgürlük diye yutturulan şey bu işte aslında. Ne kadar tutsak olduğumuz. Ve bizi kendilerine tutsak etmek istiyorlar. "iyiliğimizi istiyorlar vermeyeceğiz"

Düzenleyen eyferu gün: 2/5/2007 saat: 22:48

Bağlantı » »

Yazan:isimsiz | Tarih: 2007-05-02 15:23:59
Konu: Üstadım

yüreğine sağlık.

"Zorluklar varsa arada
İNSANSIN.
Engellere harcanmayan güçler ne güne
Dayat ki,
YAŞADIĞINI ANLAYASIN..."


BEHÇET NECATİGİL

Bağlantı » »

« Önceki :: Sonraki »